fbpx
(0212) 234 34 91
0541 586 29 79
info@babuccu.com

TÜRKİYE’DE HER YIL 20 BİN KİŞİ BARİATRİK CERRAHİ OLUYOR



Ülkemizde ve tüm dünyada hızla artan obezite halk sorunu haline gelmiştir. Obezite pek çok hastalığın oluşma riskini artırır. Vücut kitle indeksi yükseldikçe kalp damar hastalıkları, diyabet, kas eklem sistemi hastalıkları ve bazı kanserlerin (rahim, meme, yumurtalık, prostat, karaciğer, kalın barsak) riski de artmakta ve kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca kişinin üretkenliğini etkilemekte, sosyal yaşamında da olumsuzluklara neden olmaktadır. Tüm dünya çapında görülme sıklığı kadınlarda daha fazladır.

OBEZİTE ÖNLENEBİLİR BİR SORUNDUR

Başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere tüm kuruluşlar önemle bu konunun üzerinde durmaktadır. Obezite aldığımız kalori ile yaktığımız kalori arasındaki dengesizlikten ortaya çıkar.

Yağ ve şeker oranı yüksek gıdaların alımındaki artışla hareket etme zorunluluğumuzdaki azalış aynı anda obeziteyi tetiklemektedir. Sağlıklı beslenme ve hareketli bir yaşamla obezite başlamadan bitecek bir sorundur.

Öte yandan yüksek kilolarda spor önerilmesinin yararı sorgulanabilir. Kiloları nedeniyle kas-iskelet sistemi sorunları yaşayanların spor yapabilmesi kişiyi zorlayabilir ve çok yüksek kilolarda diyet tek başına yeterli olmayabilir.

Ancak diyet ve egzersizle obezite sorunu çözülmüyorsa ve  doktorunuz da öneriyorsa bariatrik cerrahi tedavilerde seçenekler arasındadır.

Günümüzde özellikle morbid obezitelerde bariatrik cerrahi sıkça başvurulan yöntemlerden biridir. Türkiye’de her yıl yaklaşık 20 bin bariatrik cerrahi ameliyatı yapılmaktadır. Pek çok teknik olmasına rağmen endoskopik yöntemle midenin bir kısmının alınması ya da sindirim sisteminin dışına çıkarılması işlemidir. En yaygın bilineni tüp mide ameliyatıdır.

BARİATRİK CERRAHİ KİMLERE YAPILIR?

Bariatrik cerrahi vücut kitle indeksi 40’tan fazla olan tüm hastalarla vücut kitle indeksi 35’den fazla olup obeziteyle alakalı bir veya daha fazla hastalığa sahip olanlarda tercih edilmektedir. Ancak son karar elbette cerrahınıza aittir.

AŞIRI KİLO VERME SONRASI VÜCUTTA NEDEN SARKMALAR OLUŞUR

Bariatrik cerrahi sonrası hızlı verilen kilolardan  dolayı vücutta sarkmalar meydana gelir. Obezitede kilo verme sonrası sarkmanın tek nedeni derinin elastikiyetini kaybetmesi değildir, deri aynı zamanda yüzey olarak da genişlemiştir. Sonuçta karşılaştığımız şey tepeden tırnağa vücudun her yerinde görülen sarkmalardır. Genç ve sağlıklı insanlarda, başlangıç kilosunun ya da verilen kilonun az olduğu durumlarda sarkma da az görülür. Ancak, sarkmaların tamamen önlenmesi mümkün değildir.

Sarkan bölgelerden kurtulmak için başvurulan yöntemlerden en önemlisi de vücut şekillendirme ameliyatlarıdır. Bariatrik cerrahi sonrası vücut kitle indeksi 30’un altına inen ve ameliyatının üzerinden en az 1 yıl geçen hastalar bu ameliyatlar için uygundur. Plastik cerraha başvurulduğunda doktorunuz size özel bir ameliyat takvimi oluşturacak.

SARKMALARDAN KURTULMAK İÇİN NEREDEN BAŞLANMALI?

Bunun için en doğrusu konusunda uzman bir plastik  cerrahı ziyaret etmenizdir. Bu ilk ziyaretinizde plastik cerrah sizin genel sağlık durumunuzu değerlendirecek ve post-bariatrik (kilo verme ameliyatı sonrası) cerrahi gereken bölgeleriniz tespit ederek takvim oluşturulacaktır. Siz hazır olduğunuzda ameliyatlarınız başlayacaktır.

Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Babucçu, bariatrik cerrahi sonrası çok fazla bölgesinde deri sarkması olan kişiler için vücut şekillendirme ameliyatları hakkında bilgi verdi.

Bariatrik cerrahi sonrası kilo verme durduktan ve kilo sabitlendikten sonra en az 6 ay geçmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Orhan Babucçu “Vücut kitle indeksinin 30’un altında olması gerekir, üzerinde olursa ameliyatta çok sorun çıkar. Ayda 2,5 kilodan fazla kaybetmeye devam ediyorsanız da vücut şekillendirme ameliyatını ertelemeli ve kilonuzun dengelenmesini beklemelisiniz” diye konuştu.

Aşırı kilolu hastalarda kalp hastalıkları, diyabet, uyku apnesi, osteoartirit, kolesterol sorunları, yüksek tansiyon ve başka pek çok sorun sık olarak görülür. Kiloların gitmesiyle pek çoğunda kendinden bir düzelme olsa da sebat edenlerin tedavilerinin ameliyat öncesi düzenlenmesi daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

BU AMELİYATLARA KENDİNİZİ PSİKOLOJİK OLARAK DA HAZIRLAMALISINIZ

Prof. Babucçu sözlerini şöyle sürdürdü: “Ruhi durumumuz ve moral gücünüz bir dizi ameliyata dayanacak seviyede olmalıdır.  Uzun yıllar çok kısıtlı ve zorlu bir hayat yaşamak yeterince güçken, bir ameliyat ve üstüne uzun bir kilo verme dönemi geçirdiniz. Şimdi her biri minimum 4-5 saat sürecek en az 2 ameliyatı göze almanız gerekli. Sonuçlar çok ödüllendirici olsa da kendinizde bu gücü bulmadan vücut şekillendirme tedavisine başlamayın. Bir diğer önemli unsur da beslenme durumunuzun bu ameliyatlara uygun olması. Beslenme bozukluğu ile kilolu ya da zayıf olmak birebir aynı şey değildir. Beslenme bozukluğu vücudumuz için gerekli maddeleri yeterince alamamak demektir. Bariatrik ameliyatı olan hastaların yüzde 50’sinde demir eksikliği görülür ve bu durum zaman zaman kansızlığa neden olur. B12 ve B1 vitamini ile Kalsiyum eksikliği de sıklıkla bu tabloya eklenir. Bu durumda iyileşme ve dokuların kendilerini onarımı bozulabilir.  Bu süreçte sigara içiyorsanız bırakmalısınız. En azından ameliyattan 4 hafta öncesinden ameliyattan 4 hafta sonrasına kadar sigara içmemelisiniz. Aksi taktirde iyileşme süreciniz sekteye uğrayacaktır.

Yukarıdaki maddeler dışında size özel durumlar olabilir. Örneğin işyerinizden gerekli izni alamayabilirsiniz ya da ameliyat sonrası bakımınızı yapacak bir kişi olmayabilir. Tavsiyem ameliyat masasına arkanızda sağlık ve sosyal yaşam açısından çok bir sorun bırakmadan yatmanızdır.”

VÜCUT KİTLE İNDEKSİNİ NASIL HESAPLARIZ?

Vücut Kitle İndeksi tüm dünyada kabul edilen bir kriterdir. Kişinin kilogram cinsinden ağırlığının metre cinsinden boyunun karesine bölümü (kg/m2) bize bir sayı verir. Bu sayı 25 – 30 arasında ise kişi kilolu, 30’dan fazla ise obezdir. 40 ve üzeri morbid yani marazi obezitedir, yani hayatımızı ciddi anlamda tehdit etmektedir.  Bu formülün çocuklar için uygun olmadığını hatırlatmak isteriz. Onlar için Dünya sağlık Örgütü tarafından hazırlanan tablolara müracaat edilir.

DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE YAYGINLIĞI NEDİR?

Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre;

• 2016  itibariyle 18 yaş ve üstündeki yetişkinlerin 1.9 milyarı aşırı kilolu, 650 milyondan fazlası ise obezdir (bu sayının 2020 yılında çok daha artmış olmasını bekleriz).

• Obezitenin görülme sıklığı 1975 -2016 arası 3 kat artmıştır.

• Obezitenin refah seviyesi yüksek toplumlarda olduğu yargısı yanlıştır. Obezite kötü beslenmenin bir sonucudur.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “2019 Sağlık Araştırması” sonuçlarına göre 15 yaş üstü obez bireylerin oranı 2016 yılında %19.6 iken, 2019 da %21.1’e yükselmiştir. Son olarak bugün Obezitenin en fazla görüldüğü Amerika Birleşik Devletleri’nde yetişkinlerin sadece %32 si normal kilodadır (VKİ’ye göre).

Yayımlandığı Tarih: 21 Eylül 2020

ÜCRETSİZ Randevu ve Bilgi Formu

Size özel fırsatları kaçırmayın!

    Whatsapp