fbpx
(0212) 234 34 91
0541 586 29 79
info@babuccu.com

Yüz Kırıkları


Yüz bölgesi bir çok narin kemiğin birbiriyle birleşmesi sonucunda kendisine has yapısı olan bir bölgedir. Çarpmalar, kavgalar, trafik kazaları gibi sık karşılaşılan bir çok olay neticesinde yüz kemiklerinde kırılmalar oluşabilmektedir. Çoğu noktada yüz bölgesi kendi içinde hareketli olmasa da, yine de yüz kemiklerinin kırıkları cerrahi olarak düzgün bir şekilde ucuca getirilip plak adı verilen aletler ile sabitlenmeli ve uygun konumda iyileşmesi sağlanmalıdır. Aksi taktirde kalıcı kusur ile karşılaşmak olası hale gelir.

Yüz kırıklarını kendi içinde inceleyecek olursak,

Alt Çene Kemiği (Mandibula): Mandibula alt çene kemiğine verilen isimdir. Mandibula üzerinde dişleri taşıması sebebiyle kırıldığında dişlerin dizilimi bozulabilmekte ve hastanın alt-üst çenesi birbirine eskisi gibi basmayabilmektedir. Ağız içinde yırtılmalar olabilmekte ve bu sebeple yenen katı ve sıvı yiyecekler bu alanlardan geçerek kemiğin etrafında birikebilmektedir. Mandibulanın bir önemli bölgesi ise, baş ile eklem yapan kondil bölgesidir. Kondil kırıklarında eklem işlevi bozulacağı için ağız açıp kapatmada belirgin kısıtlamalar oluşabilir. Hatta bazı hastalarda ağız açıklığı hiç sağlanamayabilir. Bu sebeple bu tarz sıkıntılı durumların kalıcı hale gelmemesi için alt çene kemiklerinin kırıkları ameliyatla onarılmalıdır.

Üst Çene Kemiği (Maksilla): Normalde Maksilla sağ ve sol olarak iki kemikten oluşsa da, yine de tek bir kemik halinde davranış gösterir. Özellikle orta yüze hızla çarpan orta büyüklükteki nesneler orta yüz kırıklarına ya da Maksilla kırıklarına sebep olabilmektedir. Hafif olgularda üst çene tümden hareketli hale gelip orta yüzden ayrılabilirken, daha şiddetli olgularda üst çene kırığı gözü çevreleyen kemiklere kadar uzanım gösterebilmektedir. Ameliyatla eski haline getirilip onarım yapılabilmektedir.

Elmacık Kemiği (Zigoma):  Zigoma oldukça önemli özelliklere sahip bir yüz kemiğidir. Ortasında bir gövde, ve bu gövdeden dışarı uzanım gösteren 4 adet kolu/çıkıntısı vardır. Bu kollar ile alın kemiği, baş kemikleri, ve üst çene ile eklem yaparken göz altı kenarını da oluşturmaktadır. Zigoma gövdesi ise hem elmacık kemiği çıkıntısını yaparak yüze estetik bir görünüm sağlar, hem de gözü saran kemiklerin içinde yer alarak gözün korunmasında rol oynar. Elmacık kemiği kırıklarında sıklıkla 4 koldan 2,3,4 tanesi bir arada kırılır. Bu tarz bir kırıkta zigoma gövdesi de yerinden oynar ve göz küresinin oturduğu yuvada hacim artışı olur. Hacim artışı sebebiyle birkaç mm geriye gider ancak bundan dolayı hastada çift görme oluşur. Zigomanın kollarının dahi önemli görevi mevcuttur. bunlardan en önemlisi üst çene ile çıkıntı yapan koludur ki, yüzün kolonlarından bir tanesini oluşturur ve kırılması halinde başın ağırlığı yüzde dengelenemez ve anormal bir ağırlık dağılımı söz konusu olur. Arka tarafa uzanım yapan kolun altında ise alt çene kemiği eklemi bulunur ve bu kolun kırıklarında alt çenede takılma ve açılmama söz konusu olabilir.

Göz Altı Kemiği (Orbita Taban Kemiği): Bölge olarak birkaç kemikten oluşmakla birlikte en önemli özelliği çok ince yapılı olmasıdır. Bir yumurta kabuğundan biraz daha kalın olan bu bölgenin kırıklarıyla sık karşılaşılmaktadır. Gözün oturduğu bu ince kemik yapı kolay kırılabilmesi için tasarlanmıştır. Çünkü bu bir koruma mekanizmasıdır. Yumruk gibi göze gelen direk bir darbede gözün yuvasında kaçabileceği bir yer olmadığı için göz ezilir ya da “patlayabilir”. Bu sebeple alt duvar bir sigorta mekanizması gibi çalışır, göze gelen bir darbede alt duvar parçalar halinde kırılarak altındaki sinüse doğru yer değiştirir ve göze gelen gücü absorbe ederek gözün zarar görmesi engellenmiş olur. Ancak sonuç olarak göz yuvasının hacmi artacağı için birkaç mm göz içeri doğru kaçar ve hastada çift görme oluşur. Bu durumun ameliyatla önlenebilir ve göz yuvası hacmi yeniden sağlanarak çift görme önlenir.

Frontal Sinüs: Frontal sinüs kaşlarımızın arkasında ve üzerinde yer alan bir boşluktur. Bu boşluğun yüzümüz tarafında bir ön duvarı ile, beyin ile komşuluk yapan bir arka duvarı bulunmaktadır. İç yüzeyi mukozayla kaplıdır ve açılışı burun boşluğuna olmaktadır. Frontal sinüs arka duvarı kırıkları beyin cerrahisi hekimlerinin sorumluluğundayken, ön duvar kırıkları plastik cerrahi hekimlerince onarılır. Frontal sinüs kırığı cerrahisinin diğer yüz kemikleri kırıklarından önemli bir farkı bulunmaktadır: Frontal sinüsün beyin ile komuluğu bulunmaktadır. Eğer kırık oluştuğunda sinüsün burun boşluğuna boşalan minik kanalında tıkanma olursa, ileriki dönemlerde menenjit gibi istenmeyen tablolar oluşabilmektedir. Bu sebeple ameliyat esnasında yapılan bir test ile kanalın açıklığı kontrol edilir. Eğer kanal tıkalıysa frontal sinüsün iç duvarını kaplayan mukoza tamamen çıkartılır ve kemik, kas zarı gibi çeşitli maddeler ile doldurularak sinüs içerisi tamamen kapatılır.

ÜCRETSİZ Randevu ve Bilgi Formu

Size özel fırsatları kaçırmayın!